İlim Köşesi

Allah’ı zikretmenin fazileti

Allah'ı zikretmenin fazileti

Allah’ı zikretmenin fazileti


Sözlük mânâsı olarak “Anmak, hatırlamak, anılmak, ve Allah Teâla‘yı çok anıp azametini düşünmek, O nun esmâ-i hüsnâsını okuyup tefekkür etmek” demek olan zikir kelimesinin çoğulu ezkârdır. Genelde bu kavramla birlikte anılan vird kelimesi ise “sık sık ve devamlı okunan dua, Kur’an-ı Kerimden her gün okunması vazife bilinen kısım” mânâsına gelmektedir. Vird kelimesinin çoğulu ise evrâd olup genel olarak bu şekilde kullanılmaktadır.

Zikrin faziletini anlatan birçok âyet ve hadis vardır:

“Beni anın, Ben de sizi anayım.”
(Bakara Sûresi, 2/152.)

Bu âyetten hareketle Sâbit el-Bünânî “Rabbimin beni ne zaman andığını biliyorum.” demiş, bu sözü duyanlar hayretle bunun nasıl olabileceğini sorduklarında ise “Ben Onu andığımda, O da beni anmaktadır.” diye cevap vermiştir.

“Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin, O’nu sık sık anın. Sabah akşam Onu takdis ve tenzih edin.”
(Ahzâb Sûresi, 33/41,42 )

“Onlar ki Allah’ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikrederler.”
(Ali İmran 3/191)

Abdullah ibn-i Abbas (Radıyallahu Anh) bu âyeti şöyle yorumlamıştır: “Yani gecede, gündüzde, karada, denizde, seferde, evde, zenginlikte, fakirlikte, hastayken, sağlıklıyken, gizlice ve açıktan, her hâlükarda Allah’ı anın.”

“Bana dua edin ki size icabet edeyim.”
(Mumin Suresi 40/60)

Bu âyet itaatkâr, âsî, yakın, uzak tüm insanları her çeşit ihtiyaç ve isteklerini bütün açıldığıyla Allah Teâlâ’dan istemeye davet etmektedir.

Allah’ı anmakla alâkalı hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır:

 

“Ben kulumun zannı üzereyim. Beni andığında onunla beraberim. Kulum beni tek başına andığında ben de o kulumu kendim anarım. Eğer beni bir cemaat içerisinde anarsa, o takdirde ben onu daha hayırlı bir cemaat içerisinde anarım. Kulum bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir zira’ yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarım.”
(Buhârî, tevhid 21; Müslim, tevbe 1,21)

Yorum Yap