Editörün Seçtikleri İlim Köşesi

Kabir azabından korunmak için neler yapılır?

Kabir azabından korunmak isteyen kimse şu dört şeye devam etmeli ve dört şeyden de sakınmalıdır.

Yapması gereken dört şey:

1. Beş vakit namazına devam etmek
2. Sadaka vermek.
3. Kur’an-ı Kerim okumak.
4. Allah’ı çokça zikretmek

Sakınması gereken dört şey:

1. Yalan söylemek.
2. Hainlik etmek.
3. Dedikodu yapmak.
4. İdrar sıçrantısı.

kabir azabından korunmak

Kabir azabından korunmak ile ilgili değerli sözler

Kabir azabından korunmak hususunda;
Resûlullah (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor:

“İdrar sıçrantısından korununuz. Zira kabir azabının çoğu onun sebebiyledir.’’
(Darekutnî, Sünen, 1/127)

Resûl-i Ekrem (sallallahualeyhivesellem) bir başka hadislerinde şöyle buyurmaktadır:

“Allah Teâlâ sîzlerin şu dört şeyi yapmanızdan hoşlanmaz: Namazda sağa sola bakınmak, elbisesiyle oynamak vs. Kur’an okurken araya dünyevî kelâm sokmak. Oruçlu iken dedikodu, gıybet vs. yapmak. Mezarlıkta gülmek.’’
(İbn Mübârek, ez-Zühd, nr. 1557)

Muhammed b. Semmâk (rah) bir kabristanlığa bakarak şöyle demiştir: “Şu kabirlerin sessiz sessiz bekleyişi sizi aldatmasın; çünkü orada nice kederliler vardır. Yine şu kabirlerin hepsinin aynı hizada dümdüz olması sizi aldatmasın; zira orada derece bakımından birbirinden dağlar kadar farklı kimseler vardır.”

Akıllı kimse kabir çukuruna girmeden evvel ölümü düşünür ve onun için hazırlık yapar ve kabir azabından korunmak içinde dikkatli olur.

Süfyân-ı Sevrî (rah) şöyle demiştir: “Kabri çokça anan, hatırlayan ve bunun gereğini yapan kimse, kabre vardığında orayı cennet bahçelerinden bir bahçe olarak bulur. Ondan gafil kalan, orası için hazırlık yapmayan kimse ise cehennem çukurlarından bir çukurla karşılaşır.”

Yani kabir azabından korunmak için amel işleyen kimseler kabirlerini cennet bahçesi olarak bulur ancak bu hususu önemsemeyen kimseler ise kabirlerini cehennem çukurlarından bir çukur olarak bulur Allah muhafaza..

Hz. Ali (r.a) bir hutbesinde şöyle seslenmiştir:

“Ey Allah’ın kulları! Ölüm gelecektir! Ölüm…! Ondan kaçış yoktur. Ona hazırlansanız da kaçsanız da sizi bulacaktır. Ölüm herkesin alın yazısıdır. Kurtuluş isteyin! Kurtuluş…! Acele edin! Acele…! Zira peşinizde iştiyakla sizi isteyen biri var; kabir!

Dikkat edin! Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur. Kabir her gün üç defa şöyle seslenir: Ben karanlıklar yurduyum. Ben yalnızlıklar yurduyum. Ben kurtların, böceklerin yurduyum.

Dikkat edin! O günden (kabir hayatından) sonra bir başka gün daha gelecektir ki, o gün (kıyametin kopuşu) gençleri yaşlandırır, yaşlıları adeta sarhoş eder. Emzikli kadınlar emzirdikleri çocukları unutur. Hamile kadınlar çocuklarını düşürür. O gün, sarhoş olmadıkları halde insanları sarhoş olmuş gibi görürsün. Fakat bütün bunların sebebi Allah’ın azabı pek çetin olmasıdır.

Dikkat edin! O günden daha yaman bir gün daha vardır. O da cehennem ateşiyle karşılaşılacağı gündür. Onun ateşi çok şiddetli, kuyuları ise dipsizdir. Cehennemin takıları demirden kelepçeler, suları ise İrindendir. Artık oraya girmeyi hak edenler için bir Allah Teâlâ tarafından ebediyen bir acıma yoktur.”

Hutbenin bu kısmından sonra herkes ağlamaya, feryat etmeye başladı. Hz. Ali (r.a) şöyle devam etti:

“Bundan başka bir gün daha vardır; o da cennete kavuşulduğu gündür. Cennetin genişliği yerle gökler kadardır. Cennet müttakiler (Allahın emrini tutanlar) için hazırlanmıştır.

Allah Teâlâ bizleri ve sizleri bu elem verici azaptan korusun. Bizleri ve sizleri bu cennet nimetlerine kavuştursun, cennetine giren bahtiyarlardan eylesin.”
Allah bizleri Kabir azabından korunmak için amel işleyen insanlardan eylesin inşaAllah.

2 Yorumlar

Yorum Yap