Editörün Seçtikleri İlim Köşesi

Namazların faziletleri ve hikmetleri nelerdir?

Namazların faziletleri ve hikmetleri nelerdir? konusuna başlamadan önce 5 vakit namazın farz olduğunu belirten ayeti okuyalım;

“Hiç şüphesiz namaz, müminler üzerine vakitleri belirli bir farzdır.”
(Nisa suresi 103)

Namazların faziletleri ve hikmetleri nelerdir?

Namazların faziletleri hakkında Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Beş vakit namaz, kullara farz kılınmıştır, önem ve usûlünü hafife almadan, hiçbir yönünü ihmal etmeksizin bu beş vakit namaz farzını yerine getireni cennete koymak, Allah’ın taahhüdüdür. Beş vakit namaz farzını yerine getirmeyenlere karşı ise Allah’ın hiçbir taahhüdü yoktur, dilerse o kimseyi azaba çarptırır, dilerse cennete koyar.
(Ebu Davud, 1420; Elbânî, Sahihu’l-Câmi, 3243)

Yine Namazların faziletleri ve hikmetleri hakkında Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur;

Beş vakit namaz birinizin kapısı önünde akan bol ve tatlı sulu bir nehir gibidir. Günde beş sefer böyle bir nehirde yıkanan kimsenin vücudunda kir kalır mı, ne dersiniz?

Sahabiler; ”Öyle kimsenin vücudunda hiçbir şey kalmaz diye cevap verirler.”

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) namazların faziletleri ile ilgili sözlerine şöyle devam eder;

işte o nehrin suyu vücut kirini nasıl giderirse beş vakit namaz da günahları öyle giderir.”(İbn Mace, 1397)

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Namaz, büyük günahlardan sakınmak şartı ile vakit aralarındaki küçük günahları siler.

Nitekim Ulu Allah (c.c) buyuruyor ki;

İyi ameller kötülükleri giderir.
(Hûd sûresi 114)

Günahları giderir demek, “Sanki hiç olmamışlar gibi onları ortadan kaldırır” demektir.

Başta Buharî ile Müslim olmak üzere başlıca hadis kaynaklarının İbni Mesud’tan (r.a) rivâyet ettiklerine göre bir gün Peygamberimize yabancı bir kadını öpen biri geldi.

Günahını nasıl sildireceğini sorar gibi bir eda içinde durumu Peygamberimize anlattı. Bu sırada;

Gündüzün başı ve sonu ile gecenin ilk saatlerinde namaz kıl Hiç şüphesiz iyi ameller kötülükleri giderir. Bu, faydalanmasını bilenlere öğüttür” âyeti indi.
(Hûd sûresi; 114)

Adam; “Ya Resulullah, bu âyet beni mi kastediyor?” diye sordu. Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem);

O ümmetimden kendisi ile amel eden herkes içindir.” buyurdu.
(Müttefekun Aleyh, Buharî, 4410; Müslim, 2763)

Buradan anlaşılacağı üzere namazların faziletleri ve hikmetleri arasında günahların silinmeside vardır. Allah namazlarımızı hakkı ile kılmayı ve günahlarımıza kefaret olmasını nasip etsin inşaAllah.

Başta Müslim ve Ahmed olmak üzere çeşitli hadis kaynaklarının Ebu Ümame’den (r.a) rivâyet ettiklerine göre adamın biri Peygamberimize gelerek; “Ya Resulullah, bana Allah’ın emrettiği haddi uygula” dedi. Bunu bir iki defa tekrarladı. Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) söylediklerine kulak asmadı.
Az sonra namaz kılındı, namazdan sonra Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem); “Hani o adam nerede?” diye sordu, Adam; “İşte, benim” diye cevap verdi. Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) ona; “Düzgün abdest alıp az önce bizim ile birlikte namaz kıldın mı?” diye sordu. Adam “Evet” dedi. Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) ona;

O hâlde sen şu anda anandan doğduğun gün gibi günahsızsın, bir daha yapma” dedi.

Bunun üzerine Allah (cc) Resulüne; “Gündüzün başı ve sonu ile gecenin ilk saatlerinde namaz kıl. Hiç şüphesiz iyi ameller kötülükleri giderir.”(Hûd sûresi 114) mealindeki âyeti indirdi.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Münafıklar ile aramızda iki açık fark, vardır, onlar sabah ve yatsı namazlarına gelmezler,onlar bunları yerine getiremezler.
(Beyhakî, Şuabü’l-İman 2856)

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Namazı ihmal etmiş olarak Allah’ın huzuruna varanların, Allah diğer iyilikleri ile ilgilenmez.

Namazların faziletleri ve hikmetleri ile ilgili, yine Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor;

Namaz, dinin direğidir. Namaz kılmayan dinini yıkmıştır.
Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem)’e; “En faziletli ibadet nedir?” diye sorarlar.
Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem),

Vakitlerinde kılınan namazlar” diye cevap verir.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Eksiksizce temizlenerek beş vakitte namaz kılmaya devam eden kimseye namaz kıyamet günü bir nur ve kılavuz olur. Beş vakit namazı ihmal eden kimse, mahşerde Firavun ve Hâman ile birlikte olur.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Namaz cennetin anahtarıdır.
(Ahmed b. Hanbel, Müsned 14703)

Hadisi şerifte belirtildiği üzere namazların faziletleri arasında namazın bizi cennete sokacak anahtar olduğu belirtilmektedir.
Yine Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

Ulu Allah, Kelime-i Tevhid dışında, kullarına namaz kadar sevdiği bir ibadet farz kılmış değildir. Eğer bundan daha çok sevdiği bir ibadet olsaydı, melekleri onu yaparlardı. Oysaki onların kimi rükûda, kimi secdede, kimi kıyamda ve kimi de kuud halindedirler.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

“Bir namazı kasten terk eden kâfir olur.”
(Taberânî, Evsat 3348)

Bu hadîs-i şerîfte yer alan “kâfir olur” hükmü ile; doğrudan namaz kılmayanın mı kast edildiği, namazı önemsemeyenin mi kastedildiği, namazı inkâr ederek terk edenin mi anlatılmak istendiği konusu âlimler arasında tartışılmıştır. Bazı alimler, “Namazı önemsememek küfür sebebi olur.” derken; Nihâye isimli kitapta, namazı “inkâr” ederek terk edenin kâfir olacağı hükmü yer almıştır.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

“Bir namazı kasten terk eden kimse Muhammed’in zimmetinden sıyrılmıştır.”
(Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid 1/295)

Ebu Hureyre (r.a) der ki; “Kim düzgün abdest alır ve namaz kılmak niyeti ile evinden çıkarsa, amacı namaz olduğu müddetçe o namazdadır. Attığı her iki adımın birine karşılık amel defterine bir sevap yazılır, öbürüne karşılık da bir günahı silinir. Buna göre biriniz ezanı duyunca artık vakit geçirmemesi gerekir. Evi camiye en uzak olanınız, en çok sevap kazananızdır.”
Ashab;

“Niçin ya Hureyre?” diye sorarlar.

Ebu Hureyre de; “Adım sayısının çokluğundan dolayı” diye cevap verir.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

“Gizli secde kadar kulu, Allah’a yakın kılan hiçbir ibadet yoktur”
(Deylemı, Müsnedü’l-Firdevs 6201)

Namazların faziletleri ile ilgili, Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

“Allah için secdeye varan her mümini Allah, onurla bir derece yükseltir ve bir günahını da affeder.”
(Müslim, 488; İbn Huzeyme 316; İbn Hibban, Sahih 1735)

Sahabîlerden biri Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem)’e;

“Allaha yalvar da beni senin şefaatine nail olanlardan ve cennette seninle birlikte olanlardan biri eylesin der. Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) de ona;

Çok secde ederek bana yardımcı ol!” diye buyurur.

Belirtildiğine göre kulun Allah’a en yakın bulunduğu hâl, secde hâlidir.

Zaten; “Secde et ki yaklaşasın!”(Alâk sûresi 19) mealindeki âyetin de mânâsı budur.

Ulu Allah (c.c) buyuruyor ki;

”Alınlarındaki nişan, secde izindendir.”(Fetih sûresi 29)

Bir yoruma göre buradaki “nişan”dan maksat, namaz kılanların alınlarına, secde ederken yerden yapışan toz, toprak gibi şeylerdin Diğer bir yoruma göre âyetteki “nişan”dan maksat, içten dışa vuran huşû nurudur, bu yorum daha doğrudur. Bir başka yoruma göre de söz konusu “nişan” kıyamet günü abdestin izi olarak namaz kılanların yüzlerinde belirecek olan parıltıdır.

Peygamberimiz (sallallahualeyhivesellem) buyuruyor ki;

”Âdemoğlu secde âyeti okuyup arkasından secde edince şeytan bir köşeye çekilip ağlar ve bana yazıklar olsun, şu adam secde etmekle emredildi ve etti, ona cennet verilecektir. Oysa ben secde etmekle emredildiğim hâlde isyan ettiğim için bana cehennem vardır der.”
(Müslim, 81; İbn Huzeyme, Sahih 549; İbn Hibban, Sahih 2759)

Rivayet olunduğuna göre Ali İbn-i Abdullah İbn-i Abbas (r.a) günde bin kere secdeye varırdı, bu yüzden ona “secdeci” adı verilmişti.

Bildirildiğine göre Halife Ömer İbn-i Abdülâziz (r.a) mutlaka toprak üzerinde secdeye varırdı.

Namazların fazileti hakkında, Yusuf İbn-î Esbat (r.a) der ki; “Ey gençler, cemaati hastalanmadan önce sıhhatine sağladığı imkânları değerlendiriniz. Ben şimdi sadece düzgün bir şekilde rükûa ve secdeye varabilenleri kıskanıyorum. Çünkü sağlığımın elverişsizliği yüzünden ikisini de gerektiği şekilde yapamıyorum.”

Said İbn-i Cübeyr (r.a) der ki; “Dünyada secdeden başka hiçbir şeye hayıflanmıyorum.”

Ukbe İbn-i Müslim (r.a) der ki; “Allah’ın kulda en sevdiği meziyet, O’na yakın olma özlemidir. Kulu, Allah’a en çok yakın kılan an, secdeye kapanma hâlidir.”

Ebu Hureyre (r.a) der ki; “Kulun Allah’a en yakın olduğu an, secde halidir, o anda çok dua ediniz.”

Beş vakit namaz nasıl kılınır? öğrenmek için tıklayınız.
Namazların faziletleri ve hikmetleri nelerdir?, konusu için kaynak alınan eser;
Kalplerin Keşfi – Mükâşefetü’l Kulûb (İmam-ı Gazâli)

Yorum Yap