Editörün Seçtikleri İlim Köşesi Namaz - Abdest

Tadili erkan nedir? – Tadili erkanın önemi nedir?

Tadili erkan nedir?

Tadili erkan; kıyam, rükû ve secde gibi her rüknü sükûnet ile yerine getirmektir yani bir rüknü edâ ederken her uzvun hareket hali sona ererek sakinleşmesidir.

Bunun miktarı en az bir kere “Sübhâne Rabbiyel Âzim” diyecek kadar bir zaman dilimidir. Zîrâ bundan daha az bir zamanda uzuvların hareketleri sona ermez.

Buna göre rukû’a ve secde’ye varıldığında, rukû’dan kavmeye kalkıldığında, birinci secdeden ikinci secdeyi yapmak için kalkıp oturunca, işte bunların her seferinde bu miktar bir süre uzuvların sakinleşmesi için mutlaka beklenmesi gerekir.

“el-Hidâye”, “el-Kenz”, “el-Vikâye” ve “el-Mültekâ” sahipleri de (Rahimehumüllâh) ta‘dîl-i erkân’ın İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve İmâm-ı Muhammed (Rahimehumellâh)a. göre vâcip olduğuna hükmetmişlerdir. Kerhî (Rahimehuilâh)m tahrîci de bu yöndedir.

“el-Bahr” sahibi: “Deliller, bu dört yerde; yani rükû, secde, kavme ve celse’de âzânın sükûnet bulmasının (uzuvların sakinleşmesinin) vâcip olmasını gerektiriyor” demiştir. Gerçekten bu görüş doğrudur.

Kavme: Secdeye gitmeden önce rukûdan ayağa kalkıldığında orada yapılan duruşun adıdır.

Celse: İki secde arasındaki oturuştur. Zaten kavme ve celsede okunması sünnet olan dualar yerli yerince yapılacak olsa ta’dîl-i erkân kolayca yerine gelmiş olur.

Şu bilinsin ki; tadili erkana riâyet ederek namaz kılan müminler kıldıkları namazın duasına mazhar olurlar, tadili erkana uymayanlar ise o namazın bedduasına çarpılırlar. Nitekim Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Resulullah (sallallahualeyhivesellem )Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Her kim abdestini tam mânâsıyla almış olduğu halde namazı vaktinde kılar, onun kıyâmını, huşû (kalp huzur)unu, rukû’unu ve secdesini tam yaparsa o namaz bembeyaz ve nurlu bir halde:Sen beni (eksik kalmaktan) muhafaza ettiğin gibi Allâh da seni (tüm zararlardan) korusun diyerek çıkar(ak kendisi için açılmış bir vaziyette bekleyen gök kapısından içeri girip kabul makamına varır).

Her kim de abdestini tam mânâsıyla almaz ve namazı vaktinde kılmaz, üstelik bir de namazın huşû’unu, rukû’unu ve secdesini tamamlamazsa o namaz simsiyah ve karanlık bir halde: ‘Sen beni (eksik kılarak) zâyi ettiğin gibi Allâh da seni (maddî-mânevî zararlara uğratarak) zâyi etsin’ diyerek çıkar (ve böylece gökteki kabul makamına ulaşmak için gerekli olan hareketi gösteremeyecek derecede cılız, zayıf ve güçsüz kalır).

Nihayet Allâh’ın dilediği bir yerde (kötürüm gibi) bulunduğu bir sırada eski bir elbise (paçavra halinde katlanıp) dürüldüğü gibi dürülür, sonra onu (kılanı)‘ın yüzüne vurulur.”
(Taberânî, el-Mu ‘cemu ’l-I Evsat, no:3095, 3/263; Bezzâr, el-Müsned, no:2708, 7/151; Heysemî, Mecma ‘u ’z-zevâid, 12/122; Süyûtî, ed-Dürrü ’l-mensûr, 3/45)

tadili erkan

Tadili erkan’ın Müctehidlere Göre Hükmü

Tadili erkan, İmâm-ı Ebû Hanîfe ve İmâm-ı Muhammed (Rahimehumellâh)a göre vâciptir. İmâm-ı Ebû Yûsuf (Rahimehullâh)a göre ise farzdır, hal böyle olunca ona göre tadili erkâna riâyet edilmeksizin kılınan bir namazı iâde etmek gerekir.

İmâm-ı Ebû Hanîfe ve İmâm-ı Muhammed (Rahimehumellâh)a göre ise bu halde yalnız sehiv secdesi lâzım gelir. Ancak ihtilaftan kurtulmak için iâde etmek en uygun olanıdır. Zîrâ mekruh işlenerek kılınan namazların iâdesi vâcip görülmüştür.

Tadili erkan nedir? – Tadili erkanın önemi nelerdir?, konusu için kaynak alınan eser;
[Büyük İslam İlmihâli – Ahmet Mahmut Ünlü]

Yorum Yap