İlim Köşesi

Taharetin Sırları

Taharetin Sırları konusuna ayet ile başlamak gerekirse,

Allah size bir güçlük dilemez fakat sizi tertemiz yapmak ve nimetini tamamlamak ister.
(Mâide Sûresi 5/6)

âyeti, abdest ve guslü bildiren âyettir. Cinsel temas veya ihtilam sonucu mânen kirlenen kişi gusleder. Yıkanmadan namaz, tavaf, mescide girme, Kur’an okuma gibi ibadetleri yapamaz. Ruh temizliğine beden temizliği de eklendiğinde hidayet ve nimet tamamlanmış olur.

Taharet ile ilgili, Efendimiz de (sallallahualeyhivesellem);

“Temizlik, imanın yansıdır. (Müslim, taharet 1) ve
“Namazın anahtarı temizliktir.” (Ebû Dâvûd, salât 73)

gibi sözleriyle bu hususa dikkatleri çekmiştir.

Taharetin Sırları

Taharetin Sırları

Taharetin dört mertebesi vardır:

a. Zahirî kir ve pisliklerden temizlenmek,

b. Uzuvları günahlardan temizlemek,

c. Kalbi, sevilmeyen bayağı özelliklerden temizlemek,

d. Sırrı (kalbî derinlik) masivâdan (Allah’tan başka her şey) temizlemek.

Bu sonuncusu, peygamberlerin ve sıddîklann (peygamberlikten sonraki en yüksek makamın sahipleri) temizliğidir. Sırrın amelindeki en büyük gaye, Yüce Allah’ın azametinin gönülde gelişip inkişaf etmesidir. Masivâyı söküp atmadıkça marifetullah (Allah bilgisi, Onun isim ve sıfatları ile bilinip tanınması), kâmil mânâda bir gönülde konaklamaz.

Bu mertebelerin hepsinde, kötülüklerden arınma ve güzelliklerle süslenme vardır. Kalbin süsü Allah’ı zikretme ile, kötülüklerden arınması ise Allah’ın dışındaki her şeyden temizlenmesi ile olabilmektedir. Kalbin süsü, güzel ahlakla ahlaklanma, kötülüklerden temizlenmesi ise düşük ahlaktan arındırılması şeklinde de anlaşılmıştır. Âzâlarm süsü ise Allah’a taat ve itaat içerisinde olmak, kötülüklerden arınması da günahlardan uzak tutulması anlamındadır.

Önce dış görüntünün yani zâhirin temizlenmesi, sonra uzuvların günahın her türlüsünden uzak tutulması, sonra kalbin, sonrasında ise kalbi derinlik dediğimiz sırrın temizliği gelmektedir. Yani üstte ifade edilen sıralama, aslında maddî-manevi taharetin sıralaması da olmaktadır.

Taharetin Sırları
Taharet başka açılardan ele alınacaktır.

Dinî açıdan zahirî temizlik deyince akla abdest, gusül ve teyemmüm, bunların öncesinde de tuvalet âdâbı gelmektedir. Tuvalette idrarın sıçramamasına, bu bağlamda ayakta bevledilmemesine fevkalade özen gösterilmelidir. Erkeklerle alâkalı olarak, idrar sızıntısının kesilmesini beklemek ve son damlanın çamaşıra bulaşmamasına ayrıca dikkat etmek zorunludur ki buna istibrâ denmektedir. İstibrâdan sonra bir de istincâ gereklidir. İstincâ büyük ve küçük hacetini yaptıktan sonra avret yerlerini temizlemek mânâsına gelmektedir. Bunu da yaptıktan sonra abdest alınmalıdır.

Tuvalet işlemi bittikten sonraki iş, abdest almaktır. Şu önemlidir; Allah Resûlü (sallallahualeyhivesellem) hâcetini giderdikten sonra abdest almaktan başka bir işle meşgul olmazdı. Ve mutlaka misvak kullanırdı. O, misvak kullandığı gibi
”Eğer zor geleceğinden korkmasaydım her namazda misvak kullanmayı ümmetime emrederdim.” (Buhâri, cum’a 8,temenni 9)

”Misvak kullanınız çünkü o, ağzı temizler ve Allah’ın rızasına vesile olur.” (Buhârî, savm 27) diyerek onu tavsiye de etmiştir. Abdesti de pek çok defalar nazarlara vermiştir. O hadislerden birisi şudur:

“Allah tarafından günahlara keffaret olan ve derecelerin yükselmesine vesile olan şeyi size haber vereyim mi? O şey, sıkıntılı zamanlarda tam mânâsıyla abdest almak, camilere yürümek ve kıldığı namazdan sonra ikinci bir namazı beklemek. İşte Allah ile olan irtibat budur. İşte Allah ile olan irtibat budur. İşte Allah ile olan irtibat budur. (Müslim, taharet 41)

İktiza ettiğinde gusül abdesti almak ve su bulunmadığı durumlarda teyemmüm etmek de yapılması gereken hususlardandır.

Yorum Yap